Blog

Şimdi Okullu Olduk

Eylül ayında okulların açılmasıyla birlikte hem ailelerde hem de çocuklarda bir telaş başlıyor. Özellikle İlkokul 1. Sınıfa başlayacak öğrencilerin okula uyumu önemli bir hâl alıyor.

Ve o gün geldi… Küçük çocuklarımız evden ayrılıyor ve okula başlıyor… Daha önce ana okuluna giden çocuklar için bile bir sınıf düzeninde “ders” yapıyor olmak bir uyum gerektirebiliyor… Bunun nedenleri arasında yeni tanışacakları öğretmenleri, sınıf arkadaşları, yeni bir okul, okulun işleyişi ve kuralları, dersler ve ödevler geliyor. Bütün bu konular kimi zaman ailelerde kimi zaman öğrencilerde, bazen de hem öğrenciler hem de ailelerinde strese yol açabiliyor ve öğrencinin mutluluğu ve başarısı için okula uyum sürecinin ele alınması gerekiyor.

Öğrencinin yeni başladığı okulunda hem okula (işleyişe, öğretmenlere ve arkadaşlarına) alışma süreciyle ilgili hem de başarılı olmakla ilgili kaygısı olabilir. Bu kaygıların azaltılması ve uyum sürecinin etkili bir şekilde yürütülmesi için aileler bir takım noktalara dikkat edebilir ve bu süreci hem kendileri hem de çocukları için neşeli ve güzel bir hale dönüştürebilirler.

Okulun işleyişi, sınıf düzeni, öğretmeni tanıması açısından öğrencinin okul başlamadan önce aileyle birlikte okulu ziyaret etmesi önemlidir.

Okulla ilgili bütün ön hazırlığın çocukla birlikte yapılması yardımcıdır (okul alışverişi, kayıt süreci vb.).

Özellikle ilk defa okula giden(daha önce tam zamanlı olarak ana okuluna da gitmemiş) çocuklarda okula gitmeyi istememe, sevmeme, bununla ilgili olumsuz tepkiler gösterme durumları söz konusu olabilir. Ailelerin öğretmenlerle iş birliği içerisinde, kararlı ve tutarlı olmaları son derece önemlidir.

Aileler; destekleyici olmalıdır, çocuklarını dinlemelidir, okul hakkında çocuklarıyla paylaşımlarda bulunmalıdır. Fakat; çocuk paylaşımda bulunmak istemezse, okulla ilgili konuşmaktan kaçınırsa aşırı ısrarcı olunmamalıdır.

Sürekli iletişim çok önemlidir; çocuğun kaygılarını kabul etmeli, onları anlamalı, onlarla kaygıları ve endişeleriyle ilgili konuşulmalıdır, onların sorularını cevaplarken tutarlı ve gerçekçi olunmalıdır.

Çocuğun okula gitmek istememesinin altında çoğunlukla anneden ayrılmak istememesi yatmaktadır. Bu süreçte bu korku ve endişesi göz önünde bulundurulmalıdır.

Çocukların okul dışındaki yaşantılarında yaptıkları ya da yapmadıklarıyla ilgili olarak “öğretmene söyleme”, “arkadaşlarına anlatma” vb. ifadeler kullanılmamalı, çocuklar bu şekilde tehdit edilmemelidir.

Okula gitmenin, eğitim almanın önemi, çocuğa kazandıracakları vurgulanmalıdır. Okula gitmek özendirilmelidir. İlkokula başlamadan önce anaokuluna giden çocukların okula uyum süreci daha hızlı gerçekleşir.

Çocukların kaygılarının, stresinin büyük bir kısmı ailelerinden kaynaklanır. Aile; farkında olmasa da okulla ilgili kendi yaşadıkları kaygıları ya da endişeleri çocuğa yansıtabilirler. Bu konuda dikkatli davranmak önemlidir. Çocuğun yaşadığı endişenin altında genellikle ailelerinin okulla ilgili ya da çocuğun okuldaki güvenliği, tek başına hareket edebilmesiyle ilgili endişeleri yatar. Somut durumlar söz konusuysa bunlar öğretmenle paylaşılmalıdır.

Okulun ilk günü özellikle annelerin kalma imkanı varsa, okul içinde bu durum uygunsa; çocuk eğer ayrılmak konusunda aşırı kaygılıysa, tepkisel davranıyorsa anneler okulda bir süre vakit geçirebilirler. Bu durumda teneffüs aralarında çocuğun annelerin yakınında olduklarını bilmesi uyum sürecine destek olabilir. Yalnız unutulmamalıdır ki okul çocukların sosyalleşmesi için en etkili ortamdır; çocuğa karşı dürüst davranarak, onu kalış ve gidiş sürenizden haberdar ederek, kısa bir süre sonra okuldan ayrılmak yardımcıdır.

Etkin Sağlık Dergisi Sayı 17 – Dr. Özgür Çelenk

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir