Blog

Klinik Eczacılık ve Farmasötik Bakım

Klinik Eczacılık ve Farmasötik

Klinik Eczacılık Nedir?

Klinik eczacılık, eczacının tüm eczacılık bilgilerini hasta yararına kullanması anlamına gelen bir halk sağlığı bilimidir. Klinik eczacılık kavramı, içerdiği klinik kelimesinden dolayı çoğu zaman hastane eczacılığı olarak algılanmaktadır. Oysa ki buradaki klinik kelimesi hasta odaklı eczacı anlamına gelmektedir.

Günümüzde klinik eczacılık hizmetleri sadece hastanelerde değil, eczanelerde ve eczacıların görev yaptıkları diğer alanlarda da verilmektedir. Son yıllarda klinik eczacılık terimi yerine kendisiyle aynı anlamı taşıyan “pharmacuetical care” (eczacılık hizmetleri), “pharmacy practice” (eczacılık uygulamaları), “patient oriented pharmacy” (hasta odaklı eczacılık) ve “social pharmacy” (sosyal eczacılık) gibi ifadeler de kullanılmaya başlanmıştır.

Klinik Eczacının Görevleri

  • Hasta Profili Oluşturmak: Hastane veya eczanede çalışan eczacılar tüm hastalarına bir dosya tutarlar. Bu dosyada hastanın kişisel bilgilerinin yanı sıra, alerji öyküsü, hastalık ve ilaç geçmişi ve tedavi rejimleri yer alır. Hasta izlenmesinde eczacılara kolaylık sağlar.

  • Hasta Eğitimi:Hastaların tedavileri ve özellikle de ilaçları hakkında bilgilendirilmeleri eczacıların en önemli görevlerinden biridir. İlaç kullanımı, doz, yan etki, uyarılar vb. bilgilerin aktarıldığı hasta eğitiminde farklı yöntemler kullanılmaktadır. Sözlü anlatım, yazılı bilgi içeren formlar, görsel – işitsel yöntemler, grup eğitimleri bu yöntemlerden bazılarıdır. Bilgilerin kalıcı olması, ayrıntıya yer verilebilmesi, hastaya başkası tarafından da ulaştırılabilmesi bakımından yazılı yöntem basit ve avantajlı bir eğitim yöntemidir. Klinik eczacılık uygulamalarının yaygın olarak yapıldığı ABD’de eczanelerin bir bölümü “Hasta Eğitim Odası” olarak kullanılmakta eğitim almak isteyen hastalara bahsetmiş olduğumuz bu yöntemlerle eğitim verilmektedir.

  • İlaç Danışmanlığı:İlaçla ilgili yoğun bir eğitim alan eczacıların bu konuda danışmanlık yapmaları en doğal işlevlerinden biri olmalıdır. Kitaplar, bilimsel makaleler, tezler, ilaç rehberleri, bilgisayar programları ve gelişen teknolojinin son yeniliklerinden internet, klinik eczacıların bu hizmeti verebilmek için sıkça başvurdukları kaynaklardır. Yurt dışındaki sağlık bilimleri kütüphanelerinin ve hastanelerin “İlaç Danışma” bölümleri klinik eczacıların sorumlulukları altındadır. Eczacılar burada, gün boyunca gelen sorulara telefonla yanıt vermeye çalışıyorlar.

  • Klinik Farmokinetik:Hastanelerde çalışan klinik eczacılar, yatan hastaların kinetik parametrelerini günlük olarak hesaplar, doz veya doz aralığı değişimi gereken hastaları saptar ve bu önerilerini hastanın dosyasına kaydederler. Klinik eczacılar bu sorumluluğu üstlenebilmek için eğitimleri boyunca iyi bir temel ve klinik farmakokinetik bilgisi alarak ve hastanede uygulama yaparak bu konuda yetkili hale gelirler.

  • İlacın İzlenmesi:Klinik eczacılar, özellikle terapötik indeksi dar olan ve toksik etki potansiyelleri fazla olan aminoglikozitler, digitaller, teofilin, antikuagülanlar, antiaritmikler, lityum, fenitoin gibi ilaçların serum düzeylerini izlemekle yükümlüdürler. Bu işlevi yerine getirebilmeleri için özellikle klinik farmakokinetik ve klinik biyokimya bilgilerinin yeterli düzeyde olması gerekir. İlacın hastadaki etkilerini değerlendirebilmeleri için biyokimyasal verileri iyi yorumlayabilmelidirler.

  • Parenteral Çözeltilerin Hazırlanması:İlaçların stabilitesini, ilaçlar arasındaki geçimsizlikleri ve karışım hazırlama tekniklerini iyi bilmeleri nedeniyle klinik eczacıların görev alanlarına giren konulardan bir diğeridir. Hastane eczanesinde çalışan eczacılar, laminer kabinlerde ve tamamen aseptik şartlarda kanser kemoterapisinde kullanılan karışımları ve total parenteral beslenme solüsyonlarını hazırlar, etiketler ve hastaya sunarlar.
  • Tek Dozlu İlaç Dağıtım Sistemi:Hastanelerde ilaçların günlük dozlar şeklinde hastaya sunulması klinik eczacılığın gereklerinden biridir. Bu uygulamayla her hastaya sadece o gün kullanacağı miktarda ilaç verilir. İlaç dozu sayılarak hastanın dolabına gönderilir veya hemşiresine teslim edilir. Gece ortaya çıkabilecek acil durumlar için her katın acil dolabında gerekli ilaçlar mevcut olup bunlar klinik eczacılar tarafından her gün sayılarak kontrol edilirler. Tek dozlu ilaç dağıtım sistemiyle ilaç suistimalinin önüne geçilir ve ekonomik açıdan tasarruf sağlanmış olur.
  • İlaç Etkileşimlerinin Önlenmesi:Hastanın kullandığı ilaçlar arasında oluşabilecek etkileşimlerin belirlenmesi ve gerekli uyarıların yapılarak bu etkileşimlerin önlenmesi de eczacının görevleri arasında yer alır. Bilgisayar destekli ilaç etkileşim programları ve kitapları klinik eczacıların en çok yararlandıkları kaynaklardır.
  • İlk Yardım:Kırık, çıkık, yanık, donma, böcek sokmaları, hayvan ısırıkları, kanama gibi tüm sağlık personelinin bilmesi gereken ilk yardım konularının yanı sıra klinik eczacılar özellikle ilaç kullanımı ile ilgili acil durumlarda ilk müdahale yapabilecek bir bilgi birikimine sahiptirler. İlaç alerjileri (örn. Penisilin alerjisi), ilaç zehirlenmeleri, ilaç yan etkileri, akut astım krizi, hipoglisemi koması, hipertansiyon krizi, şok vb. durumlar bunlardan bazılarıdır.

Farmasötik Bakım Nedir ?

Farmasötik bakım ve klinik eczacılık temelde aynı kavramlar olmakla birlikte ülkemizde özellikle farmasötik bakımın daha sık telafuz edilmesinin sebebi; klinik eczacılıktaki ” klinik ” kelimesini eczacılığa kaptırmak istemeyen bir kesimin mevcut olması.Fakat günümüz koşullarında klinik çalışmalardaki verimin artırılmasında ki en önemli yolun multidisipliner çalışma olduğu görülmüş ve bu yönde ilerlemeler kaydedilmiştir.Bu multidisipliner yaklaşımın önemli bir örneği de klinik eczacılık uygulamaları olmuştur.

  • Farmasötik bakım yada diğer adıyla klinik eczacılık uygulamaları; eczacının hasta tedavisinde sorumluluk alması,hasta odaklı hizmetler sunması ve ilacın olduğu her alanda ilacın kullanımını en iyi şekilde hastaya veya doktora anlatmasıdır.
  • Farmasötik Bakım; hastaya verilen ilaçların kaydının tutulmasını ve hastanın onayı ile hastaya özgü ek bilginin toplanmasını, organize edilmesini, kaydedilmesini, gözlenmesini ve saklanmasını gerektirir.
  • Farmasötik Bakım; hastaya özgü bilginin değerlendirilmesini ve reçeteli ilaç kullanımının söz konusu olduğu durumlarda hastayı ve eczacıyı içeren bir tedavi planı geliştirilmesini gerektirir.

Kaynak: 1 2

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir